Ana SayfaKültür SanatİSTANBUL BOĞAZ MÜZESİ

İSTANBUL BOĞAZ MÜZESİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehrin kültür-sanat yaşamına yeni bir müze kazandırdı: Kabataş Transfer Merkezi’nin 2. katında yer alan İstanbul Boğaz Müzesi, sergileme ile güncel sanat üretimini bir araya getiren canlı müze modeliyle 12 Eylül’de İstanbullulara kapılarını açtı. Müzenin açılışı İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın yanı sıra sanat ve medya dünyasından davetlilerin katılımıyla gerçekleşti. Açılış kapsamında, 19. yüzyıldan Cumhuriyet’in ilk yıllarına Boğaz’da şekillenen yaşamı ve zaman içinde geçirdiği dönüşümü ele alan “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi” başlıklı koleksiyon sergisi de ziyaretçilerle buluştu. Küratörlüğünü Ali Kayaalp’in üstlendiği sergi Boğaziçi’ne, iki kıtayı birbirinden ayıran bir su yolu olmanın ötesinde, yüzyıllar boyunca kıyılarında kurulan hayatın şekillendirdiği bir yaşam alanı olarak bakıyor. Herkes için bir karşılaşma ve üretim alanı sunan İstanbul Boğaz Müzesi, sergilerin yanı sıra ev sahipliği yapacağı etkinlikler ve araştırma projeleriyle İstanbul’a farklı açılardan bakmayı mümkün kılan bir kültür platformu olmayı hedefliyor.

İBB Kültür ve İBB Miras’ın özenli çalışmalarıyla şehre kazandırılan İstanbul Boğaz Müzesi, yalnızca sergilerin izlenebileceği bir alan olarak değil, sanat üretiminin de devam ettiği bir mekân olarak tasarlandı.

İstanbul’un en işlek noktalarından biri olan Kabataş Transfer Merkezi’nin 2. katında 1.575 m²’lik bir alana konumlanan İstanbul Boğaz Müzesi’nin sergi programıyla eş zamanlı olarak sanatçı atölyeleri gerçekleştirilecek. Atölye programı kapsamında, bir seçici kurul oluşturularak güzel sanatlar fakültelerinden 10 öğrenci belirlenecek ve seçilen öğrenciler, bir yıl boyunca atölyede üretimlerini sürdürecek. Programın sonunda ise öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı bir yıl sonu sergisi düzenlenecek. Böylece müzede, geçmişten bugüne ulaşan eser ve arşiv malzemeleriyle bugün üretilen sanat, aynı çatı altında buluşacak. Sergilere paralel olarak atölyelerin de üretimini sürdürüyor olması, müzeyi geçmişin saklandığı bir depo olmaktan çıkarıp bugünün üretimine açık, canlı bir alana dönüştürecek.

“MEHTABI SÜRÜKLEDİK SULARDA: BİR BOĞAZİÇİ HİKÂYESİ”

İstanbul Boğaz Müzesi’nin açılış sergisi olarak ziyaretçilerle buluşan “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi”, 19. yüzyıldan Cumhuriyet’in ilk yıllarına Boğaz’da şekillenen yaşamı ve zaman içinde geçirdiği dönüşümü ele alıyor.

Boğaz’ı görülen bir manzaranın ötesinde, yaşanan ve hayal edilen bir mekân olarak düşünmeye davet eden “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi” başlıklı sergide Atatürk Kitaplığı Koleksiyonu’nun yanı sıra Mustafa Taviloğlu, Murat Ketenci, Alpaslan Aktuğ, Köksal Kızılca, Cengiz Akıncı ve Onur Soysalan koleksiyonlarından orijinal eserler yer alıyor. Sergide Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Mıgırdiç Civanyan, İbrahim Safi, Fausto Zonaro, Hamit Görele, Ara Güler, Şefik Bursalı, Avni Arbaş, Sabri Berkel, Naile Akıncı gibi sanatçıların eserleri izleyiciyle buluşuyor. Aynı zamanda İBB envanterinden haritalar, gravürler, eski kartpostallar, Boğaziçi temalı kitaplar, Şirket-i Hayriye’nin bir zamanlar çıkardığı Boğaziçi Mecmuası, Boğaziçi fotoğrafları, diğer dergilerden arşivsel içerikler ve James Baldwin’in İstanbul seyahatinin, Sedat Pakay tarafından çekilen videosu da sergi anlatısına destekte bulunuyor.

Kronolojik bir tarih anlatısı yerine “bakmak”, “yaşamak”, “geçmek” ve “hayal etmek” gibi eylemler etrafında şekillenen tematik bir kurgu sunan sergi, Boğaziçi’nin değişen yüzlerini bir arada düşünme imkânı veriyor. Arşivlerdeki imgeler ile bugün dışarıda uzanan gerçek manzaranın yan yana gelmesi, ziyaretçiyi kendi bakışını da yeniden düşünmeye çağırıyor.

Serginin Kabataş’ta kurulması da anlatının önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket-i Hayriye vapurlarının iki yaka arasındaki ulaşımı gündelik hayatın bir parçası hâline getirdiği kıyı, Boğaz’ın değişen ulaşım ve yaşam hikâyesinin önemli duraklarından biri olarak sergide yeniden ele alınıyor. Ziyaretçiler, vitrinlerdeki gravürlerle camın ardındaki manzarayı aynı anda görürken, aslında aynı geçişin iki farklı zamanına bakma imkanı buluyor.

“Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi”12 Eylül 2026 – 11 Nisan 2027 tarihlerinde pazartesi hariç her gün 10.00–19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Evrim İncesu
Evrim İncesu
Sektörel Firmalar editörü. Kültür Sanat, Yemek, İş dünyası haberleri, sanayi ve girişim ekosistemi üzerine yazılar üretiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -

Popüler İçerikler